30 Nisan 2013 Salı

Çitlenmiş çekirdek

Markette çitlenmiş çekirdek gördüm. Bele paketlenmiş. Lan yoksa bir grup emekçi kardeşimiz mi çitledi ki bunları!

Kral benim

Sonra bir gün işgüzarın biri şikayet etmiş beni il milli eğitim'e. Neymiş efendim, kıyafet yönetmeliğini ihlal etmişim. İyi etmişim. Ha bak şimdi serbest, kimse kimseye karışmıyor. Demem o ki ufku geniş kadınım ben. Zaten benim gibi insanlar hep bir on yıl geç anlaşılırlar bu memlekette. Neyse canım, okula milli eğitim müdürü teşrif etmiş. Üşenmemiş ilden kalkmış gelmiş.Maksat hadiseyi didiklemek. ...Ben dersteyim bu arada. Önce okulun hademesi sınıfıma buyurdu. "Hocaanım, ilden müdür geldi, hakkınızda şikayet mi ne varmış, sizi çağırıyor aşağıya."
- Mümkünü yok gelemem. De ki niye?
-Niye?
-Niye olacak, dersteyim çünkü. Şimdi ben dersi bırakıp aşağı insem ve bu çocukların başına bir şey gelse, bunun hesabını kim verecek?
- Kim verecek hocaanım?
- Ben tabi. Hadi git şimdi aynen böyle söyle aşağıdakilere. Bak halen duruyor!
Aradan beş dakika geçti, okul müdürü kapıda belirdi. Bir okul müdürü kapıda ancak bu kadar belirebilirdi:
-Buyrun müdürüm, bir şey mi vardı?
- Hocaanım, il milli eğitim müdürü aşağıda ifadenizi almak için bekliyor. Haber de yolladık size. Niçin gelmediniz?
- İyi de gelemem ki, dersteyim şu an. Hatta şu an farkında mısınız ama dersimi bölmektesiniz. Ders bitsin, gelirim. Kendilerine bir çay söyleyin benden olmazsa.
Velhasılı gözüm, il müdürünün tepesi atmış bu durum üzerine, çekmiş gitmiş.
İşte o gün döndüm ve kendime dedim ki:
- Kralsın sen kral!
O gün bugündür hiçbir şey olamamışların kralıyım.

29 Nisan 2013 Pazartesi

Dışına taşmak



Anasınıfındaki öğrencilere boyama etkinlikleri yaptırılırken, resmin dışına taşmaması yönergesi verilir. Oysa ki dışa taşmak iyidir canlarım. Dışımıza taşmayalım da içimize mi taşalım? Derdimizi dışımıza değil, içimize atmamızın nedeni çocukluğumuza dayanır. İçimizde göz göz yaralar açılması iş bu sebepten ötürüdür. Ufkumuzun darlığı, hatalara göz yummayışlarımız, yargılamalarımız hep ama hep vakti zamanında çerçevelerle çizdiğimiz resimlerin dışına çıkamayışlarımızdandır. Halbuki bıraksalardı da taşsaydık. Coşsaydık filan. Fena mı olurdu?